18 Temmuz 2013 Perşembe
14 Temmuz 2013 Pazar
12 Temmuz 2013 Cuma
Wing Cun Mitleri 3- Sifu'nun Söylediği Herşeye İman
Savunma sporlarının çoğunda felsefi bir arkaplan olduğu için, bu sanatlarda gelenek; ustanın dediği herşeyi doğru algılamaya, yaptığı herşeyin bilgi, teknik, ahlak kökenli olduğuna duyulan inanç odaklıdır. Dolayısıyla öğrenci genelde eğitmenin bilgisini sorgulama, öğütlerini yadırgama yolu yerine, vardır elbet bir bildiği diyerek bir tür kabullenme yaşayabilir.
Halbuki her eğitim öğretimin en önemli dinamiği, öğrenciye kendini eleştirebilmesi, yaptığı her ne ise onu içselleştirmeye çalışması, benimseyemediğini ve gerekirse eğitmenini de sorgulamasıdır. Dolayısıyla Wing Chun terminolojisi bakımından söyleyecek olursak, öğrenci haklı gerekçelerle ya da doğru sorularla Sifusunu da olumlu ya da olumsuz yönde eleştirebilmelidir.
Halbuki her eğitim öğretimin en önemli dinamiği, öğrenciye kendini eleştirebilmesi, yaptığı her ne ise onu içselleştirmeye çalışması, benimseyemediğini ve gerekirse eğitmenini de sorgulamasıdır. Dolayısıyla Wing Chun terminolojisi bakımından söyleyecek olursak, öğrenci haklı gerekçelerle ya da doğru sorularla Sifusunu da olumlu ya da olumsuz yönde eleştirebilmelidir.
Wing Chun Mitleri 2- Wing Chunda güç kullanımı yoktur
Daha evvel de söylemiştim, Wing Chunda şöyle bir durum var; güce karşı güç kullanmayın, gücü kendi lehinize olacak şekilde yönlendirin. Bu Wing Chun algısının neredeyse çıkış noktası gibi bir şey. Wing Chun tarihçileri bunu Ng Mui'nin ufak tefek olmasına bağlıyorlar, yanlış bir tespit de değil.
Buradaki küçük ayrıntı; Wing Chun uygulayıcısı yol açık olduğu sürece, rakibi takip edip rakibe ulaşmaya çalışıyorsa ve Wing Chunda hiçbir zaman maksat sadece defans değilse, defans; ardından hemen süreci takip eden zincir yumrukları içeriyorsa, bu durumun gelip dayanacağı nihai hedef eninde sonunda güç uygulanan bir alan olacaktır. Dolayısıyla uygulayıcı bir alan yarattığında, rakibinn manyetik alanına daldığında güç uygulayacaktır.
Cümle bu şekilde kurulurken denmek istenen aslında, rakibe karşı defans durumunda güç uygulamamak ise burada bu sefer yalaşım doğru bir hal alıyor ama küçük bir şartla. Eğer rakibim benden güçlü değilse, atağı beni ezip manyetik alanıma giremiyorsa, orada güç uygulanabilir birşey oluyor. Ama rakip benden güçlü ya da duruşu ya da konumu gereği benden avantajlıysa işte o zaman güce direnmeyip, gücün önünden çekilip kendi güvenli üçgenimizde başka atakların, başka boşlukların peşine düşmeliyiz.
Buradaki küçük ayrıntı; Wing Chun uygulayıcısı yol açık olduğu sürece, rakibi takip edip rakibe ulaşmaya çalışıyorsa ve Wing Chunda hiçbir zaman maksat sadece defans değilse, defans; ardından hemen süreci takip eden zincir yumrukları içeriyorsa, bu durumun gelip dayanacağı nihai hedef eninde sonunda güç uygulanan bir alan olacaktır. Dolayısıyla uygulayıcı bir alan yarattığında, rakibinn manyetik alanına daldığında güç uygulayacaktır.
Cümle bu şekilde kurulurken denmek istenen aslında, rakibe karşı defans durumunda güç uygulamamak ise burada bu sefer yalaşım doğru bir hal alıyor ama küçük bir şartla. Eğer rakibim benden güçlü değilse, atağı beni ezip manyetik alanıma giremiyorsa, orada güç uygulanabilir birşey oluyor. Ama rakip benden güçlü ya da duruşu ya da konumu gereği benden avantajlıysa işte o zaman güce direnmeyip, gücün önünden çekilip kendi güvenli üçgenimizde başka atakların, başka boşlukların peşine düşmeliyiz.
Wing Chun Mitleri 1- Tekniğe takılmamak en iyi tekniktir
Wing chun uygulayıcıları bir teknikle tanıştıktan sonra o tekniğe ilişkin uygulamalarla tekniği hazmetmeye, tekniğe ilişkin kassal hafızaya ulaşmaya çalışırlar. Bunu yapabilmenin yolu, tekniği sürekli tekrar etmekten geçer. Bruce Lee'nin dediği gibi 1 tekniği 1000 kez tekrar eden adam tehlikeli adamdır. Dolayısıyla tekrar süreç içinde tekniğin oturmasına ve psikolojik ve fizyolojik olarak içselleştirilmesine olanak sağlar.
Bununla beraber bu tür uygulama çalışmaları bazı yönlerden eleştirilmektedir. Eleştiri konusu da öyle ki; buna göre bir öğrenci X tekniği Y ile karşılayacağını tekrar yoluyla içselleştirse bile, her X ile karşılaştığında o atağı refleksif olarak Y ile karşılayacaktır. Dolayısıyla bu çalışma çok ezbere olacaktır, derler. Ve yine bu yüzden; tekniksiz oluş, belli drillere saplanıp kalmıyor oluş en iyi teknik taktiktir derler.
Doğruluk payı elbette ki var; ama burada şöyle bir nüans var; eğer öğrenci Wing Chunla yeni tanışmış ise, tekniğe saplanıp kalışı otomatikman daha yüksek olasılıklı olacaktır. Ama öğrenci süreç içinde teknikleri üstüste eklediğinde bir atakla karşılaştığında onu çeşitli varyasyonlarla karşılayabilecek, karşılamasını süsleyebilecek ya da daha doğru bir şekilde karşılamasını ve ardından gelen atağını çeşitlendirebilecektir.
Dolayısıyla tekniğe ezbere yaklaşmamak doğru tekniktir; ama tekniksiz atak ve savunmalar da temelsizdir. Sağlam bir Wing Chun uygulayıcısı bu ikisi arasındaki orta yolu bulabilen kimsedir.
Bununla beraber bu tür uygulama çalışmaları bazı yönlerden eleştirilmektedir. Eleştiri konusu da öyle ki; buna göre bir öğrenci X tekniği Y ile karşılayacağını tekrar yoluyla içselleştirse bile, her X ile karşılaştığında o atağı refleksif olarak Y ile karşılayacaktır. Dolayısıyla bu çalışma çok ezbere olacaktır, derler. Ve yine bu yüzden; tekniksiz oluş, belli drillere saplanıp kalmıyor oluş en iyi teknik taktiktir derler.
Doğruluk payı elbette ki var; ama burada şöyle bir nüans var; eğer öğrenci Wing Chunla yeni tanışmış ise, tekniğe saplanıp kalışı otomatikman daha yüksek olasılıklı olacaktır. Ama öğrenci süreç içinde teknikleri üstüste eklediğinde bir atakla karşılaştığında onu çeşitli varyasyonlarla karşılayabilecek, karşılamasını süsleyebilecek ya da daha doğru bir şekilde karşılamasını ve ardından gelen atağını çeşitlendirebilecektir.
Dolayısıyla tekniğe ezbere yaklaşmamak doğru tekniktir; ama tekniksiz atak ve savunmalar da temelsizdir. Sağlam bir Wing Chun uygulayıcısı bu ikisi arasındaki orta yolu bulabilen kimsedir.
11 Temmuz 2013 Perşembe
Kazanımlar ya da Neden Wing Chun?
1.Fiziksel Etkiler:
Bir Wing Chun uygulayıcısı duruş ve adım uygulamalarına başladığı anda sağlam bir fiziksel dengenin ilk adımlarını atar. Fiziksel aktivitemiz temel egzersizlerle desteklendiğinden yaptığımız etkinlik eninde sonunda fiziki bir antrenmandır. Dolayısıyla her Wing Chun uygulamalarında kas, kemik, eklem, bağ doku ve iç organların işleyişi olumlu yönde etkilenir.
2.Stres:
Her uygulayıcı belli aşamalardan sonra dövüş esnasında yaşanan ve bilinci kapatıp, düşünmeyi engelleyen o belli baskıdan kurtulmaya çalışır. Wing Chun uygulamaları bize dövüş esnasındaki baskı ve stresle başa çıkmayı öğretir.
3.Korku ve Öfke Kontrolü:
Bilindik biz söz vardır; derdiyle dövüşenin daha çok derdi olur diye... Bu söz her türden dövüş sanatları için geçerlidir. Eğer bir kimse, kaygısı, korkusu, egosu ya da öfkesinin etkisiyle dövüşe girmişse, aklı fikri orada olacağından olması gereken zaman ve yerde reaksiyon gösterme olasılığı düşecektir. Halbuki uygulayıcının zihninin tam tersi bir şekilde aydınlık ve temiz olması gerekmektedir.
4.Ego Meselesi:
Wing Chunda öyle pek çok Uzakdoğu felsefelerinde olduğu gibi derin anlamlar, derin yaşamdan kopmalar formatında bir felsefi anlayış yoktur; lakin pek çok disiplinde olduğu gibi Wing Chunda da belirli ustalar tarafından söylenmiş ve yayılmış tavsiyeler bulunmaktadır. Bu tavsiyelerin çocuğunun dönüp dolaşıp vardığı yer kişinin ahlakını belirleyen, kendine saygsını belirleyen her türden sferin kendini ego denen alanda bulduğuyla ilgilidir.
Wing Chun uygulayıcısına tavsiye edilen iyi bir dövüşçü-eğitmen-öğrenci olmanın yanında, egodan uzak, sakin, basit ve sabırlı bir yaşama anlayışıdır.
Bir Wing Chun uygulayıcısı duruş ve adım uygulamalarına başladığı anda sağlam bir fiziksel dengenin ilk adımlarını atar. Fiziksel aktivitemiz temel egzersizlerle desteklendiğinden yaptığımız etkinlik eninde sonunda fiziki bir antrenmandır. Dolayısıyla her Wing Chun uygulamalarında kas, kemik, eklem, bağ doku ve iç organların işleyişi olumlu yönde etkilenir.
2.Stres:
Her uygulayıcı belli aşamalardan sonra dövüş esnasında yaşanan ve bilinci kapatıp, düşünmeyi engelleyen o belli baskıdan kurtulmaya çalışır. Wing Chun uygulamaları bize dövüş esnasındaki baskı ve stresle başa çıkmayı öğretir.
3.Korku ve Öfke Kontrolü:
Bilindik biz söz vardır; derdiyle dövüşenin daha çok derdi olur diye... Bu söz her türden dövüş sanatları için geçerlidir. Eğer bir kimse, kaygısı, korkusu, egosu ya da öfkesinin etkisiyle dövüşe girmişse, aklı fikri orada olacağından olması gereken zaman ve yerde reaksiyon gösterme olasılığı düşecektir. Halbuki uygulayıcının zihninin tam tersi bir şekilde aydınlık ve temiz olması gerekmektedir.
4.Ego Meselesi:
Wing Chunda öyle pek çok Uzakdoğu felsefelerinde olduğu gibi derin anlamlar, derin yaşamdan kopmalar formatında bir felsefi anlayış yoktur; lakin pek çok disiplinde olduğu gibi Wing Chunda da belirli ustalar tarafından söylenmiş ve yayılmış tavsiyeler bulunmaktadır. Bu tavsiyelerin çocuğunun dönüp dolaşıp vardığı yer kişinin ahlakını belirleyen, kendine saygsını belirleyen her türden sferin kendini ego denen alanda bulduğuyla ilgilidir.
Wing Chun uygulayıcısına tavsiye edilen iyi bir dövüşçü-eğitmen-öğrenci olmanın yanında, egodan uzak, sakin, basit ve sabırlı bir yaşama anlayışıdır.
10 Temmuz 2013 Çarşamba
4 Temel Prensip
1. Yol Boşsa İlerle:
Bu prensip mesafenin silah olarak kullanılmasına tekabül eder. Bir Wing Chun uygulayıcısı hiçbir zaman tamamen defansta olmadığından, mesafeyi atak yapmak için imkan ve açık yol olarak kullanır. Yol boşsa ilerlemek yol açık değilse yolu açacak imkanlar aranmak gerekmektedir.
2. Yapışık Kal:
Hissel, temas refleksi kurmaya yönelik prensiptir. İlk seviyelerden itibaren temas kurmak, ileri seviyelerde köprü kurmak rakibin hamlesini tahmin edebilmek açısından oldukça önemlidir.
3.Gücün Karşısında Durma:
Wing Chun uygulayıcısının kuvvete kuvvetle karşılık vermeyip, kuvveti kendi lehine olacak şekilde yönlendirmesini amaçlayan prensiptir. Bu prensibe göre uygulayıcı girdiği kabın şeklini alan su gibi akıcı ve rahat kaslar vasıtasıyla iş görür.
4.Takip Et:
İleriye doğru patlayıcı bir enerjiyle hareket eden uygulayıcının rakibine fırsat vermemesini ifade eden prensiptir. Sürekli savunmada kalmak bizi saldırıya açık hale getireceğinden, savunma ardından hemen atağı gerektirir ki saldırının sürekliliği olmasın.
Bu prensip mesafenin silah olarak kullanılmasına tekabül eder. Bir Wing Chun uygulayıcısı hiçbir zaman tamamen defansta olmadığından, mesafeyi atak yapmak için imkan ve açık yol olarak kullanır. Yol boşsa ilerlemek yol açık değilse yolu açacak imkanlar aranmak gerekmektedir.
2. Yapışık Kal:
Hissel, temas refleksi kurmaya yönelik prensiptir. İlk seviyelerden itibaren temas kurmak, ileri seviyelerde köprü kurmak rakibin hamlesini tahmin edebilmek açısından oldukça önemlidir.
3.Gücün Karşısında Durma:
Wing Chun uygulayıcısının kuvvete kuvvetle karşılık vermeyip, kuvveti kendi lehine olacak şekilde yönlendirmesini amaçlayan prensiptir. Bu prensibe göre uygulayıcı girdiği kabın şeklini alan su gibi akıcı ve rahat kaslar vasıtasıyla iş görür.
4.Takip Et:
İleriye doğru patlayıcı bir enerjiyle hareket eden uygulayıcının rakibine fırsat vermemesini ifade eden prensiptir. Sürekli savunmada kalmak bizi saldırıya açık hale getireceğinden, savunma ardından hemen atağı gerektirir ki saldırının sürekliliği olmasın.
Wing Chun 詠春
Tarihçe;
Wing Chun yaklaşık 300 yıl kadar önce Shaolin Manastırında yaşayan rahibe Ng Mui tarafından geliştirilen, Güney Çin bölgesine ait bit yakın mesafe dövüş sistemidir.
Hikayeye göre; Mançurya hakimiyetindeki Çinde bazı Çinli savaşçılar kendilerini geliştirmek adına Shaolin Manastırına gelip burada eğitilmekteydiler. Manastırdaki fiziki ve ruhani eğitimi bir tehdit olarak gören Mançuryalılar tapınağa saldırıp taş üstünde taş bırakmayınca, içlerinde Ng Mui'nin de olduğu pek çok kişi tapınağı terketmek zorunda kalır.
Tapınağın yıkılmasından sonra bazı Kung Fu öğrencileri Mançuryalıları yetiştirmeye başlarlar. Bunun üzerine Ng Mui kendini Shaolin Kung Fu'sunu aşan yepyeni bir teknik geliştirmek zorunda hissedecek ve uzun çalışmalar sonunda Wing Chun'un temellerini atmaya başlayacaktır. Kung Fu'daki 'kuvvete karşı kuvvet' ilkesi ise temel başlangıç noktası olacaktır.
Burada efsanevi bir hikaye devreye girer; buna göre Ng Mui bir gün bir yılan ve bir turnanın karşılaşmasına tanık olur. Yılan agresif bir şekilde sürekli turnaya saldırırken, turna sükunetini korumakta ve yılanın ataklarını kendine açtığı yolda ve vakit kaybetmeden saldırıda bulunarak karşılamaktadır. Bu mevzu Ng Mui'ye bir fikir verir. Kuvvete karşı kuvvet uygulamaktansa, gücün önünden çekilip, yürünebilecek boş bir yol yaratıp, zaman kaybetmeden atağa geçilmesi ve rakibin gücünü kişinin faydasına kullanması menşeili ilkeler geliştiriyor.
Bugün Wing Chunu tecrübe eden herkes uygulamalarda bu prensiplerin nasıl kullanıldığını anlayacaktır; zira bu ilkeler hem üzerine yeni taş konabilen temel ilkeler hem sürekli göz önünde bulundurulan, refleks kökenli, sürekli zihinde yankılanan ilkelerdir. Bunlara daha sonra ayrıntısıyla yer verileceğinden hikayeye geri dönüyorum;
Ng Mui geliştirdiği bu sistemi, kendisi gibi ufak tefek Yim Wing Chun'a öğretiyor. O da eşi Leung Bok Chau'ya... Öğrenciler yoluyla stil yayılmaya başlıyor ve efsane adam Wing Chun'un Tennosu, Büyük Senseisi, Grandmaster'ı - nasıl ifade ederseniz edin- Wing Chun denince akla gelen ilk isim olan İp Man'e kadar geliyor. İp Man sonrası Çin ve Hong Kong dışına taşınan Wing Chun oradan dünyaya yayılıyor. Dünyaca tanına bir stil olmasına vesile olan kişi de Bruce Lee. Bruce Lee'nin o ünlü 'su gibi ol' sözü de stilin mottosu oluyor.
Şimdilik bu, yazarım, editlerim, takipte kalın :))
Wing Chun yaklaşık 300 yıl kadar önce Shaolin Manastırında yaşayan rahibe Ng Mui tarafından geliştirilen, Güney Çin bölgesine ait bit yakın mesafe dövüş sistemidir.
Hikayeye göre; Mançurya hakimiyetindeki Çinde bazı Çinli savaşçılar kendilerini geliştirmek adına Shaolin Manastırına gelip burada eğitilmekteydiler. Manastırdaki fiziki ve ruhani eğitimi bir tehdit olarak gören Mançuryalılar tapınağa saldırıp taş üstünde taş bırakmayınca, içlerinde Ng Mui'nin de olduğu pek çok kişi tapınağı terketmek zorunda kalır.
Tapınağın yıkılmasından sonra bazı Kung Fu öğrencileri Mançuryalıları yetiştirmeye başlarlar. Bunun üzerine Ng Mui kendini Shaolin Kung Fu'sunu aşan yepyeni bir teknik geliştirmek zorunda hissedecek ve uzun çalışmalar sonunda Wing Chun'un temellerini atmaya başlayacaktır. Kung Fu'daki 'kuvvete karşı kuvvet' ilkesi ise temel başlangıç noktası olacaktır.
Burada efsanevi bir hikaye devreye girer; buna göre Ng Mui bir gün bir yılan ve bir turnanın karşılaşmasına tanık olur. Yılan agresif bir şekilde sürekli turnaya saldırırken, turna sükunetini korumakta ve yılanın ataklarını kendine açtığı yolda ve vakit kaybetmeden saldırıda bulunarak karşılamaktadır. Bu mevzu Ng Mui'ye bir fikir verir. Kuvvete karşı kuvvet uygulamaktansa, gücün önünden çekilip, yürünebilecek boş bir yol yaratıp, zaman kaybetmeden atağa geçilmesi ve rakibin gücünü kişinin faydasına kullanması menşeili ilkeler geliştiriyor.
Bugün Wing Chunu tecrübe eden herkes uygulamalarda bu prensiplerin nasıl kullanıldığını anlayacaktır; zira bu ilkeler hem üzerine yeni taş konabilen temel ilkeler hem sürekli göz önünde bulundurulan, refleks kökenli, sürekli zihinde yankılanan ilkelerdir. Bunlara daha sonra ayrıntısıyla yer verileceğinden hikayeye geri dönüyorum;
Ng Mui geliştirdiği bu sistemi, kendisi gibi ufak tefek Yim Wing Chun'a öğretiyor. O da eşi Leung Bok Chau'ya... Öğrenciler yoluyla stil yayılmaya başlıyor ve efsane adam Wing Chun'un Tennosu, Büyük Senseisi, Grandmaster'ı - nasıl ifade ederseniz edin- Wing Chun denince akla gelen ilk isim olan İp Man'e kadar geliyor. İp Man sonrası Çin ve Hong Kong dışına taşınan Wing Chun oradan dünyaya yayılıyor. Dünyaca tanına bir stil olmasına vesile olan kişi de Bruce Lee. Bruce Lee'nin o ünlü 'su gibi ol' sözü de stilin mottosu oluyor.
Şimdilik bu, yazarım, editlerim, takipte kalın :))
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




.jpg)
.jpg)
.jpg)

